Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

Dikkat Eksikliği & Hiperaktivite Üzerine;

Dikkat Eksikliği Hiperkativite Bozukluğu

Prof. Dr. Özgür YORBIK

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı

  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, zihinsel performans gerektiren durumlara dikkatini sürdürmede güçlük, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile karakterize psikiyatrik bir bozukluktur.
  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukluk çağında başlar ve olguların yaklaşık yarısında erişkinlikte de belirtiler devam eder.
  • Bu sorun bir hastalıktan çok yapısal bir durum olarak ele alınmalıdır. Ancak bu yapısal durum, kişinin okul başarısını, iş performansını ya da sosyal ilişkilerini olumsuz olarak etkiliyorsa veya yaşantıyı olumsuz etkiliyorsa, tedavi edilmelidir.

 Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun üç alt tipi vardır:

  •  Dikkatsizliğin önde geldiği tip
  • Hiperaktivite impulsivitenin önde geldiği tip
  • Bileşik tip

Dikkat Eksikliği

Anne babalar, çocuklarının küçücük bir ayrıntıyı kaçırmamaları nedeniyle dikkat eksikliğini çocuklarına yakıştırmazlar. Bu durumun nedeni dikkat eksikliği olan kişilerde çoğu kez seçici dikkat işlevinde sorun yoktur. Oysa Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukta, temel sorunlardan birisi dikkatin sürdürülmesindeki güçlüktür. Zihinsel efor gerektiren sıkıcı bir işi tamamlarken dışarıdan gelen uyarılar ile (örneğin kapı zili çalmasıyla) veya içeriden gelen uyarılarla (örneğin aklına ilgisiz bir şey gelmesiyle) dikkati kolayca dağılır. Dolayısıyla tek başına dikkat eksikliği sosyal yaşamda ve aile ilişkilerinde güçlükler meydana getirse de, temel sorun okul başarısındadır. Ancak üstün zekâya sahip çocuklarda dikkat eksikliği olsa da ders başarısında düşme görülmeyebilir. Genellikle zekâsı ortalamanın üstünde olan bir grup çocuk okulun ilk yıllarda okul başarısı yönünden bir sorun yaşamazken, daha üst sınıflarda derslerin karmaşıklaşmasıyla birlikte sorunlar yaşayabilir.

Motivasyon dikkatin sürdürülmesinde önemli etkenlerden birisidir. Ancak dikkati dağınık kişilerde motivasyonu arttırmak daha fazla enerji gerektirir. Dikkati sürdürmede motivasyon önemli olduğundan, bu kişiler motive olduklarında dikkati ölçtüğünü iddia eden testlerde bir sorun görülmeyebilir. Başka bir deyişle bilgisayar ya da kâğıt kalemle yapılan testler tanıyı çok iyi ayırt etmezler.

Benzer şekilde, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukların bilgisayar oyunlarına uzun süreli dikkatlerini verebilirler. Bu nedenle, anne babalar çoğunun derslerinde dikkatini sürdürememesini anlamakta güçlük çekerler. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar, ilginç, yeni ve ödülünü hemen aldıkları bir materyalle karşılaştıklarında dikkatini sürdürebilirler; oysa monoton, ödülün hemen olmadığı, sıkıcı ve zihinsel performans gerektiren durumlarda dikkat eksikliği belirginleşir. Bilgisayar oyunlarında eğlence vardır; ders ise sıkıcıdır. Her ne kadar araştırılmamış olsa da, olasılıkla okuma sırasında yapılan zihinsel performans, bilgisayar oyunlarındakinden daha fazladır. Dikkat eksikliği olan çocukların diğer bir özelliği yenilik arayışının diğer çocuklara göre daha fazla olmasıdır. Bilgisayarda oyunlarında ya da ekran karşısında sürekli değişen ve heyecan verici görüntüler olasılıkla bu çocukların yenilik arayışı ihtiyacını gidermektedir ve Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar daha fazla bilgisayar karşısında kalabilmektedirler.

Dikkat eksikliğinin bir belirtisi dalgınlık tarzında yapılan unutkanlıklardır. Örneğin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuk diğer çocuklara göre daha fazla kalemini, silgisini, montunu ya da diğer araç gereçlerini okulunda unutur; ya da kaybeder. Günlük etkinliklerinde unutkan görülür, ev ödevini yapmayı unutur, arkadaşlarıyla sözleşir; sözleştiği yerde buluşmayı unutur. Mutfağa ekmek almak için gidilir ancak ne alacağını unutur. Bir işe başlar tam onu yaparken aklına başka bir şey gelir ve o işi bırakıp diğerine başlayabilir.

Dikkatsizliğin en önemli belirtilerinden birisi dağınıklıktır. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukların masaları, odaları, çantaları, defterlerinin içeriği, giyimleri, hatta kafaları dağınıktır. Kendilerine çeki düzen verseler de, kısa sürede eski dağınıklarına dönerler. Dağınıklığa adeta karşı konulamaz; düzen ulaşılması güç bir durumdur. Ancak anne baba aşırı müdahaleci, titiz ve kaygılı ise çocukta da düzen ile ilgili kaygılar oluşmuşsa veya çocuğun düzen ile ilgili obsesyonları varsa, bu çocukların daha düzenli ve tertipli olduğu gözlenir.

Organizasyon güçlükleri sınıfta da kendisini gösterir. Örneğin öğretmeni “Türkçe kitabınızı çıkarınız ve 26 ncı sayfasını açınız” der. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuk oyalanır. Kitabını çıkarıncaya kadar uzunca bir süre geçer. Bu arada yere düşürdüğü silgisini aramaya başlar. Ders çoktan işlenmeye başlanmış ve konu yarılanmıştır.

Ancak çocukta ataklık/dürtüsellik varsa tam tersi bir durumda gözlenebilir; herkesten önce çabucak kitap sıra üstüne çıkar ve açılır. Öğretmeni tahtayı birisi temizlesin dediğinde en hızlı şekilde ilk o kalkar, adeta ok gibi fırlar ve tahtayı temizler. Bu iki zıt durum Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklarda gözlenebilen özelliklerdir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar çoğu zaman tahtadakini defterlerini yarım yamalak geçirirler ya da bir türlü yetiştiremezler. Ödevler yarım alınır ve ödevi yapmak büyük bir külfettir. Ufak tefek işleri, görevleri ya da ödevleri tamamlamakta güçlük çekerler ya da tamamlayamazlar. Çoğu zaman ödevi ya da görevi tamamlayabilmesi için bir yetişkinin kılavuzluğuna ihtiyaç duyarlar.  Ödevlerde dikkatsizce yapılmış hatalara sık rastlanır.

Dağınıklık genellikle yazıya da yansır. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukların yazıları genellikle kötüdür. Okunmasında güçlük çekilebilir. Harf atlamaları (ör. kalem yazarken “m” harfinin atlanması), imla işaretlerinin unutulması (ör. noktanın, virgülün ya da soru işaretinin konulmaması, küçük harfle cümleye başlanması) ya da kelimeler arasında bırakılması gereken boşluğun ayarlanamaması (kelimelerin içi içe geçmesi ya da kelime aralarına uzun boşluk bırakılması) görülür.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar okurken kelimeyi atlayabilirler. Bir alttaki sıraya gelindiğinde iki sıra birden atlayabilirler. İkişerli üçerli sayarken, bazı sayıları söylemeyebilirler (örneğin 3, 6, 9, 12, 18, 21 gibi).

Matematik işlemleri yaparken “eldeyi” unutabilirler, ya da toplama yaparken toplama yaptığını unutup sayıları çarpabilirler. Sınavlarda işaretleme hataları (ör. “a” şıkkı yerine “b” şıkkının işaretleme), kaydırma hataları (ör. 16 ncı soruya “a” işaretleyeceği yerde 17 nci soruya “a” işaretleme; sayısal yanıtlarını sözel bölüme işaretleme) gibi hatalar yaparlar.

Genellikle sınavın başlangıcındaki performans daha iyidir. Ancak sınavın ortalarına ve sonlarına doğru dikkatsizce yapılan hatalarda daha fazla artma görülür. Eğer dikkat eksikliğine sınav kaygısı da eşlik ediyorsa ilk sorularda da yanlışlar belirginidir. Sınavlar çoğu kez yetiştirilemez. Ancak, çocukta ataklık/dürtüsellik varsa hemen baştan savma bir şekilde yapılarak imtihan kâğıdı herkesten önce verilir. Bazen de o kadar çabaya karşın sorular yetiştirilemez.

Dikkatin sürdürülebildiği durumlarda ders başarısı artar. Bu durum ders başarısında ve okul performansında dalgalanmalara neden olur. Ancak çoğu zaman dersleri dinlemek ve takip etmek güçtür. Sıklıkla ders anında başka şeylerle meşgul olurlar. Ders sırasında hayal kurma ve dalıp gitme sıklıkla görülen bir şeydir.

Organizasyon güçlüğü, günlük yaşamı güçleştirir. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar görev ve etkinliklerini düzenlemekte güçlük çekerler. Yataklarını yapmak zor gelir, dişlerini fırçalamayı unuturlar, elbiseler ve çamaşırlar çıkarıldığı yerde kalır. Pantolon salonda, gömlek mutfakta bulunur. Oynanan oyuncaklar nasıl oynanmışlarsa o şekilde halının üstünde durur. Yenilen kurabiyenin kırıntıları her yerdedir. Yemeklerden sonra el-ağız yıkamanın unutulması sıktır. Giyimleri de derli toplu değildir. Çantanın akşamdan hazırlanması neredeyse sıra dışı bir şeydir. Ekmek almaya gönderildiğinde kaç ekmek alınacağı unutulur ya da gönderilen yerde yollarda oyalanılır, beklenenden çok daha uzun sürede eve dönülür.

Özellikle küçük çocuklarda daha belirgin olmak üzere konudan konuya atlamaları dikkat çekicidir. Ödev yaparken, bir etkinliği yerine getirirken ya da sıradan bir durumu konuşurken hiç ilgisi olmayan sorular sorma ya da konuyu dağıtıcı ifadelerde bulunma DEHB olan çocuklarda daha sık gözlenen bir durumdur.

DEHB olan çocuklar, kendilerine hitap edildiğinde dinlemiyormuş gibi görünürler. Bu durum anne babalarda bazen öfkeye neden olur. Anne baba çocuklarının kendilerini “takmadıklarını” düşünürler ve öfkelenirler; çocuğa kızarlar.

Çoğu zaman zihinsel performans gerektiren işlerden ya da etkinliklerden kaçınırlar ve bunları sevmezler. Örneğin kitap okumaktan sıkılırlar, ödevlerinin başına oturmamak için ikide bir tuvalete giderler.

Dikkatsizlikleri ya da bazen de eşlik eden Motor Koordinasyon Bozukluğu nedeniyle Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklarda sakarlık daha fazla gözlenir. Bardağa suyu koyarken taşırırlar, yemek yerken üstlerine dökerler, daha sık bisikletten düşerler, dizlerini daha çok kanepeye çarparlar. Bütün bunların sonunda Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar diğerlerine göre daha fazla tenkit edilirler.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunda Hiperaktivite

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukta hiperaktivite, çocuğun ellerinin ayaklarının kıpır kıpır olması, uzun süreli bir yerde oturmakta güçlük çekmesi, huzursuzluk göstermesi, daha fazla koşması, zıplaması, konuşmasıdır; yani hareketlilikte belirgin şekilde yüksektir. DEHB olan bir çocuk için, sakince oyun oynamak, ödevini tamamlamak ya da bir etkinliği sürdürmek güçtür. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu hareketlilik niceliksel olarak diğer çocuklardan daha fazladır. Hiperaktivite, doğrudan gözlem, anne-baba ya da öğretmen ölçekleri ve actometer ile ortaya konabilir. Actometer, çocuğun gün boyu hareketliliğini ölçen kola takılan bir alettir. Actometer ile yapılan ölçümlere de Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukların gelişimlerine uygun olmayan bir şekilde gün içinde ve uykuda daha fazla hareket ettiği niceliksel olarak ortaya konulmuştur. Actometer tanı koyma amaçlı uygulanmamakla birlikte araştırma amaçlı uygulanmaktadır.

Hareketliliğin niteliksel boyutunda ise “amaca yönelik” olmadığı görülür. Gerçekten o kadar enerji dolu, o kadar hareketli bir çocuğa bir görev verdiğinizde oyalanır. Bir türlü organize olup o işe başlayamaz. Başlasa da o işi yarım bırakabilir. Bu durum elinde basket topuyla sağa sola amaçsızca koşuşturan ancak basket atmayan bir oyuncuya benzer. Çok enerji vardır ama sayıya dönüştürülemez. Amaca yönelik olmayan hareketlilik ya da enerji nedeniyle Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar çoğu zaman havanda su döverler.

Çocuğun, ilk kez geldiği, kuralları belirgin yapılandırılmış ortamlarda ya da yetişkin denetiminin fazla olduğu durumlarda hareketlilik çok aşikâr olmayabilir. Kaotik ortamlarda çok artabilir. Böyle ortamlarda diğer çocuklarda hareketlilik ya da kuralsızlık bir artarken bu çocuklarda beş artar. Yapılan aktiviteye karşı ilgi de hareketliliği etkileyebilir. Hiperaktivite olan bir çocukta hareketliliğin niceliği günden güne değişiklikler gösterebilir. Kızlarda da görülebilse de aşırı hareketlilik erkek çocuklarda daha sıktır. Çoğu zaman anne karnında başlar. Yaş arttıkça aşırı hareketlilik azalsa da, huzursuzluk ve kıpır kıpır olma devam edebilir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan ergen ya da erişkinlerde hareketlilik oturduğu yerde bacaklarını oynatma, sallama, ya da parmaklarını ellerini kıpırdatma ve oynatma tarzında kendisini gösterebilir. Gözlenen bir hareketlilik olmasa bile, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan bir ergen ya da erişkin, oturduğu yerde bir iç huzursuzluğu hissedebilir.

Dürtüsellik 

Dürtüsellik, bir davranışın olumsuz sonuçlarını kestirebildiği halde kişinin yanıtını ya da tepkisini geciktirememesidir. Bu kişiler, aklına geleni hiç düşünmeden hemen yapı verirler. Dürtüsel olan çocuklar, daha atak, sabırsız ve maymun iştahlıdırlar. Sorulan soru tamamlanmadan yanıt verirler. Başkalarının sözünü keserler veya yaptıkları işe karışırlar. Sırasını beklemekte güçlük çekerler. Hoşlarına gitmeyen bir durum olduğunda hemen parlayabilirler. Olumsuzluklara gereğinden fazla tepki verirler. Tehlikeli aktivitelerde bulunabilirler. Kolayca fiziksel ya da sözel kavgaya girişebilirler. Çoğu zaman bu durum arkadaşları tarafından reddedilmeye dönüşür. Arkadaş ilişkileri kötüleşen ve çoğu zaman reddedilen çocuk çözümsüzlükle şiddete daha kolay başvurur. Şiddet arkadaşlık ilişkilerini daha da kötüleştirir. Bir süre sonra Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuk kendisinin hiç sevilmediğini ve düşmanca bir çevrede yaşadığını düşünmeye başlar. Bu aşamadan sonra artık nötr uyaranlar bile çocuk için düşmanca olabilir ve çocuk bu uyaranlara şiddet ile karşılık verebilir. Davranım bozukluklarına zemin hazırlanmış olur.

Dürtüsellik ders başarısını da etkileyebilir. Bu çocuklar sınavlarda henüz soruyu iyi okumadan hemen yanıt verebilirler. Dürtüsel olmaları çoğu zaman problemlere sistematik yaklaşımlarına engel olur. Bu nedenle, çoğu zaman gerek günlük yaşam problemlerini gerekse dersle ilgili problemleri çözme becerileri daha azdır. Tecrübelerden öğrenmelerinde göreceli bir yetersizlik vardır. Kazaya maruz kalmaları ya da kazayla zehirlenmeleri daha sıktır. Bu nedenle daha fazla denetim gerektirirler. Bakım vereni daha çok yorarlar.

Okul öncesi yıllarda dürtüsel çocuğu olan anneler şunları ifade edebilir:

“Diğer çocukların oyuncaklarını görünce hemen gidip onlardan alır, istemesini bilmez; bu nedenle çocuklar ondan kaçar.”

“Koştururken yoluna çıkan diğer çocukları itekler. Kızmışsa diğer çocukları itekler ya da onlara vurur.”

“Tehlikelere hiç aldırmıyor, düşecek bir yerine bir şey olacak diye ödümüz kopuyor, o hiç umursamıyor, aynı şeyleri yapıyor.”

Okul döneminde, dürtüsel çocukların sosyal, okul becerileri ve davranışsal sorunları olur. Öğretmenin ya da arkadaşının sözünü keser, soru tamamlanmadan yanıt verir, sırasını beklemekte güçlük çeker. Cesaretli görülürler, daha fazla kazaya maruz kalırlar. Arkadaş ilişkilerinde “hep kendi dediklerinin olmasını” isterler. Hep patron olma istekleri arkadaşlık ilişkilerini bozar. Arkadaşlarına ya da herhangi bir şeye kızıp oyundan çıkma ya da fiziksel kavgaya girme daha sıktır. Derste, sınavda, ya da ödevlerde aceleci ve sabırsız tutum görülür. Okul ödevlerinde ve sınav kağıtlarında, detayların atlandığı, soruların iyi okunmadan yanıtlandığı ve hataların olduğu gözlenir.

Ergenlik döneminde sorunlar çoğu kez devam eder. Riskli davranışlarda bulunma, sigara, alkol ya da diğer maddeleri kullanma, istenmeyen hamilelikler, dikkatsizce araç kullanma ve kaza yapma daha sıktır. Dürtüsellik ergende ve erişkinde duygusal ilişkilerde sorunlara neden olabilir. Fındıkkabuğunu doldurmayan sorunlardan dolayı, ilişkiyi bitirme ve daha sonra pişmanlıklar yaşama sıktır. Dürtüsellik, sık sevgili değiştirme ve kararsızlıkla sonuçlanabilir. Dürtüsel harcamalara bağlı borçlanmalar görülebilir. Çoğu zaman dürtüsel bir çocuğun karşısında anne babalar kendilerini çaresiz hissederler ve onur kırıcı ağır cezalandırma ya da fiziksel şiddet yöntemlerine başvururlar. Bu durum tablonun daha da ağırlaşmasına ya da karmaşıklaşmasına yol açar.

Prof. Dr. Özgür Yorbık’ın Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Üzerine Yaptığı Araştırma ve Çalışmalar

  1. Yorbik O, Mutlu C, Özilhan S, Eryılmaz G, İşiten N, Alpaslan S, Sağlam E. Plasma methylphenidate levels in youths with attention deficit hyperactivity disorder treated with oros formulation; Therapeutic Drug Monitoring, 2015 Jun;37(3):347-52.
  2. Yorbik O, Mutlu C, Ozdag MF, Olgun A, Eryilmaz G, MD, Ayta S. Possible effects of copper and ceruloplasmin levels on auditory event potentials in children with attention deficit hyperactivity disorder. Arch Neuropsychiatr ; 2016 : – DOI: 10.5152/npa.2016.12659
  3. Mutlu C, Yorbik O, Ipek H, Tanju IA., Acute Urinary Retention Associated with Increasing Dose of Atomoxetine: a Child Case. Bulletin of Clinical Psychopharmacology, 2015; 25(3): 299-301.
  4. Evrensel A, Alparslan S, Yorbık Ö, Birth order in children diagnosed with attention deficit hyperactivity disorder, Anatolian Journal of Psychiatry, 16: 69-73; 2015.
  5. Yorbik O, Mutlu C, Tanju IA, Celik D, Ozcan O. Mean Platelet Volume In Children With Attention Deficit Hyperactivity Disorder; Medical Hypotheses, (2014) Mar; 82(3):341-5.
  6. Eryılmaz G, Gül Göğcegöz I, Yorbık Ö, İşiten N. Long-Acting Methylphenidate Toxicity: Case Report. Bulletin of Clinical Psychopharmacology, 2014; 24(4): 384-6
  7. Özdağ MF, Yorbik Ö, Durukan İ, Şenol MG, Eroğlu E, Bek S. The effects of methylphenidate on transcranial magnetic stimulation parameters in children with attention deficit hyperactivity Disorder. Bulletin of Clinical Psychopharmacology, 2010; 20(1):38-44.
  8. Yorbik O, Ozdag MF, Olgun A, Senol MG, Bek S, Akman S. Potential effects of zinc on information processing in boys with attention deficit hyperactivity disorder. Prog Neuropsychopharmacol Biol Psychiatry. 2008 Apr 1;32(3):662-7.
  9. Durukan İ, Erdem M, Tufan AE, Cöngöloğlu A, Yorbık  Ö, Türkbay T. Depression and anxiety levels and coping strategies used by mothers of children with ADHD: A preliminary study. Anatolian Journal of Psychiatry 2008; 9:217-223.
  10. Ozdag, M.F. Yorbik, O. Ulas, U.H. Hamamcioglu, K. Vural, O., “Effect of metylphenidate on auditory event related potential in boys with attention deficit hyperactivity disorder”, International Journal of Pediatric Otorhinolaryngology, 68(10), 1267-1272 (2004).
  11. Tanju IA, Mutlu C, Yorbik O. The assessment of risk factors related with obesity in Attention Deficit Hyperactivity Disorder. 4th World Congress on ADHD, Milano, Italy. Attention Deficit Hyperactivity Disorders 2013; 5(2): S171.
  12. Yorbik O, Mutlu C, Tanju IA, Celik D, Ozcan O. Mean platelet volume in children with Attention Deficit Hyperactivity Disorder. 4th World Congress on ADHD, Milano, Italy. Attention Deficit Hyperactivity Disorders 2013; 5(2): S172.
  13. Yorbık, Ö. Mutlu, C., Ergenlerde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, Turkiye Klinikleri J Child Psychiatry-Special Topics 2015;1(1):35-8.
  14. Yorbık, Ö. Olgun, A. Kırmızıgül, P. Akman, Ş. “Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan erkek çocuklarda plazma çinko ve bakır düzeyleri”, Klinik Psikiyatri Dergisi, 7(2), 80-84 (2004).
  15. Dilaver B, Yorbık, Ö. Olgun, A. Akman, Ş. Söhmen, T., “Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda kalsiyum bağımlı fosfalipaz A2 düzeyleri”, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı dergisi, 11(1), 11-15 (2004).
  16. Yorbık, Ö. Özdağ, MF. Kırmızıgül, P. Ulaş, ÜH. Hamamcıoğlu, K. Vural, O., “Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan erkek çocuklarda işitsel olayla ilgili potansiyeller”, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı dergisi, 11(1): 44-49 (2004).
  17. Yorbık, Ö. Özdağ, MF. Kırmızıgül, P., “Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda olayla ilgili işitsel potansiyel çalışmalarının gözden geçirilmesi”, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı dergisi, 11(2), 98-104 (2004).
  18. Yorbık, Ö. Kırmızıgül, P. Demirkan, S. Söhmen, T., “Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda anne sütü alma süreleri”, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı dergisi, 10(3), 115-120 (2003).
  19. Erman, H. Öncü, B. Türkbay, T. Erman, Ö. Söhmen, T. Yorbık, Ö., “İki farklı kültürde dikkat eksikliği aşırı hareket bozukluğu ve karşı gelme bozukluğu belirtilerinin karşılaştırılması”, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı dergisi, 7(2), 92-98 (2000).
  20. Yorbık, Ö. Akın, R. Yavaş, İ., “Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu etyopatogenezi üzerine varsayımlar” Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 4(3), 171-178 (1997).

Bağlantılar:

https://www.apa.org/topics/adhd

Prof. Dr. Özgür Yorbık’ın “DİKKAT EKSİKLİĞİ VE YÖNETİCİ İŞLEVLER” yazısını okumak için tıklayınız:

https://disleksivakfimblog.wordpress.com/2016/05/11/dikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu-ve-yonetici-islevler/

 

Prof. Dr. Özgür Yorbık’ın “DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU NEDEN ÖNEMLİ?” yazısını okumak için tıklayınız.

Bir cevap yazın