Normal gelişim gösteren çocuklar, diğer kişilerle duygularını, düşüncelerini ve eylemlerini paylaşma dürtüsüyle doğarlar. Doğumdan 1 ay sonra bebek annesinin sesini diğerlerinden ayırt edebilmeye başlar. Bebekler bakım verenin “bebeksi konuşmasına” gülümseyerek yanıt veririler. Zaman içinde sadece bakım vereni görme sosyal gülümsemeyi başlatır. İlk üç ayda sosyal gülümseme başlar; altıncı ayda hala sosyal gülümsemenin olmaması sosyal gelişimdeki bir bozukluk olarak kabul edilir. Bebek kişisel ihtiyaçlarının giderilmesinde çeşitli sesleri çıkarmayı, gülmeyi ve ağlamayı kullanır. Beşinci ayda görme becerileri iyi gelişmiştir ve anne babayı diğerlerinden ayırt etmeye başlar. Yabancı anksiyetesi (kaygısı), çocuğun tanımadığı alışkın olmadığı kişilerle karşılaştığında duyduğu kaygıdır. Çoğu kez böyle durumda ağlayarak tepki gösterirler. Dört aylık bebek yabancı erişkinlere de gülerek tepki verirken, altıncı aydan itibaren yabancı anksiyetesi gelişmeğe başlar. Dokuzuncu ayda bakım verenle karşılıklı ses çıkarmanın olmaması, bakım verenin çıkardığı seslere, gülümsemeye ve diğer yüz ifadelerine bebeğin tepkisiz kalması sosyal gelişimde bir aksama olarak kabul edilir. Yaklaşık 10. Ayda bebekler ismi ile çağrıldıklarında, kafasını çevirerek çağıran kişiye bakarlar. Bebekler yaklaşık 12-14 ncü aylarda “bir şeyleri isteme amacıyla” işaret parmağı ile istediklerini göstermeye başlarlar (proto-imperative pointing). Yaklaşık 16. Aylarda bebekler “ilgi ve zevklerini paylaşma amacıyla işaret etmeye” (proto-declarative pointing) başlarlar. Yaklaşık 18 nci ayda, ilgilendikleri nesneleri ya da oyuncakları bakım verenlere getirip gösterirler ve ilgi ve zevklerini paylaşırlar. On ikinci ayda ismi ile çağrılmaya tepki vermeyen, çeşitli iletişim sesleri çıkarmayan, sosyal (karşılıklı) jestlerde bulunmayan (örneğin işaret etmeyen/göstermeyen, bir şeylere ulaşmak için çaba göstermeyen, bay bay yapmayan)  bebekte sosyal gelişiminde bir bozukluk olabilir. Benzer şekilde, 15 nci ayda ilgi ve zevklerini paylaşma amacıyla işaret etme yoksa çocuk hala tek kelime söylemiyorsa dil ve sosyal gelişim açısından bir çocuk ergen psikiyatristi tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Yaklaşık 3 ile 6. aylarda, bebekler dikkatlerini sosyal eşleri ile üçüncü bir obje veya olay aracılığı ilişkili bir şekilde koordine edebilirler. Bebek ve bakım veren birlikte bir tecrübeyi paylaşırlar ve bebek bu paylaşımı fark eder. Bruner ve Sherwood (1983)’te bu durumu ortak dikkat olarak adlandırmışlardır. Ortak dikkat, dil gelişiminin, uyumun, diğer kişiler ile işbirliği yapabilmenin, sosyal becerilerin ve yeterliliğin temelini oluşturur. Örneğin bir anne sadece bakışı ile çocuğunun dikkatini başka yöne çekebilir. Orada olup biteni ve eşyaların isimlerini tanımlayabilir. Ortak dikkat becerilerinin, dil gelişiminin yanında, duygusal gelişimin, bilişsel gelişimin, kendini organize etme becerilerinin, zihin teorisinin ve empatinin gelişimde rol oynadığı düşünülmektedir. Ortak dikkat becerilerinin farklı formları bebekliğin 3-18 aylarında gelişir.

 

Sosyal duygusal gelişimde aksamayı gösteren “kırmızı bayraklar”  (Gerbey ve Wilks 2013)

Yaş                           Kırmızı bayrak

6 ay                   Gülümsemenin olmaması veya diğer eğlence içeren ifadelerin olmaması

9 ay                   Bakım verenle karşılıklı ses çıkarmanın, gülümsemenin yada diğer yüz ifadelerinin olmaması

12 ay                 İsmi ile çağrıldığında tepki vermemesi

Bebeksi konuşmanın (babbling) olmaması

Karşılıklı (resiprokal) jestlerin (işaret etme, el sallama (bye bye etme), bir şeye ulaşmanın)  olmaması

15 ay                İlgi ve zevklerini paylaşma amacıyla işaret etmenin (proto-declararative pointing) olmaması

Tek kelime söyleyememesi

18 ay                 Basit sembolik oyunların olmaması

Konuşulan dil ile jestleri birlikte kullanmaması

24 ay                 İki kelimelik cümlecikler kuramaması (taklit etmemesi veya tekrarlamaması)

Herhangi bir yaş için            Daha önce kazanılan becerilerin kaybı (ör bebeksi konuşma, konuşma veya sosyal beceriler)

 

Yukarıdaki gelişim dönemlerinde aksamaların olduğu durumlarda çocuğun mutlaka bir çocuk ergen psikiyatristi tarafından değerlendirilmesi gerekir.