KEKEMELİK

KEKEMELİK (ÇOCUKLUK ÇAĞI BAŞLANGIÇLI KONUŞMANIN AKICILIĞINDAKİ BOZUKLUK)

Prof. Dr. Özgür YORBIK

Çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı

Kekemelik (Çocukluk çağı başlangıçlı konuşmanın akıcılığındaki bozukluk ), sıklıkla erişkin yaşantısından önce iyileşse de, birçok çocuk ve aile için sıkıntılı bir durumdur. Küçük çocuklar kekemeliği nedeniyle arkadaşları tarafından alay konusu olabilirler. Tekrar konuşmasının aksayacağı korkusu ile konuşmaktan kaçınabilirler. Bu durum, sosyal gelişimlerini, oyun oynama motivasyonlarını, kendilik algılarını ve ders başarısını olumsuz etkileyebilir. Kekemeliğin oluşturduğu düşünce, duygu ve davranış değişiklikleri, kaygı ve depresyona zemin hazırlayıcı olabilir. Üstelik yanlış bir şekilde, bazı kişiler kekeme kişilerin daha az kapasiteli olduğu ile ilgili varsayımları vardır.

Çoğu kez kekemelik belirtileri yaşamın erken dönemlerinde başlar. Çocukluk çağı başlangıçlı konuşmanın akıcılığındaki bozukluk (kekemelik), süreğen bir şekilde, kişinin yaş ve dil becerileri ile uyumsuz bir şekilde konuşmanın akıcılığında ve zamanlama örüntüsünde bozukluklar ile karakterizedir. Konuşurken, seslerde ve hecelerde yinelemeler (p-p-p-pop gibi) gözlenir. Ünlü ve ünsüz seslerde uzatmalar olabilir. Kelimelerin bölünmesi (ör. Bir kelimeyi söylerken beklemeler), işitsel veya sessiz blokajlar (konuşmada doldurulmuş ya da doldurulmamış durmalar) göze çarpabilir. Kekeme olan kişi, söylenmesinde güçlük çekilen sözcüklerin başka kelimeler ile anlatmaya çalışabilir. Kelimeleri aşırı bir fiziksel bir çaba ile söyleyebilir (ör. gözünü kırpma, çene kaslarında ani kasılmalar, istemsiz baş hareketleri, kafa jerkleri, tikler, yüz veya dudaklarda tremorlar, solunum hareketleri, yumruk sıkma veya diğer hareketler). Tek hecelenebilir kelimelerin tüm olarak tekrarı (ör. Ak-Ak-Ak- koyunu gördüm) gözlenebilir.

Çocukluk çağı başlangıçlı konuşmanın akıcılığındaki bozukluk (kekemelik) olan kişi, konuşmanın hızını değiştirerek, belli ses ve kelimelerden kaçınarak konuşma akıcılığını daha iyi hale getirmeye çalışabilir. Toplum içinde konuşmaktan, arkadaşları ile aktif bir şekilde konuşmaktan veya telefon ile konuşmaktan kaçınabilir. Bu durum, konuşma ile ilgili anksiyete oluşturur ve etkili bir iletişimi engelleyerek, sosyal katılımı, okul veya iş başarısını olumsuz etkiler.

Kekemelik tanısı için, konuşma akıcılığındaki bozulma; motor veya duyusal etkenlere bağlı konuşma yetersizliği, beyin felci, tümör, travmatik beyin zedelenmesi gibi diğer tıbbi, psikiyatrik veya nörolojik durumlara bağlı olmamalıdır.

Kekemeliğin sıklığı ve başlangıç yaşı nedir?

Kekemelik, on yaşından küçük çocuklarda yaklaşık olarak %1.4 oranında gözlenir. Çocukluk çağı başlangıçlı konuşmanın akıcılığındaki bozukluk (kekemelik) olgularının yaklaşık %80-90’ı 6 yaşında başlar. Ancak başlama yaşı 2 ile 7 yaş arasında değişkenlik gösterebilir. Başlangıç yavaş yavaş sinsi bir şekilde olabileceği gibi ani bir şekilde de olabilir. Etkilenen çocukların %65-85’inde konuşma akıcılığında düzelme görülür. Sekiz yaşında iken, çocukluk çağı başlangıçlı konuşmanın akıcılığındaki bozuğun (kekemeliğin) ciddiyeti, iyileşmeyi veya erişkin yaşantısında devam etmeyi yordayabilir.

Kekemeliği nedeni biliniyor mu?

Çoğu kez aileler kekemelikten önce stresli bir olay tanımlasalar da, bu olay nedenden çok bir tetikleyici olarak karşımıza çıkar. Kekemeliğin nedeni bilinmemektedir.

Genetik etkenlerin %70 oranında etkili olabileceği ileri sürülmüştür. Çocukluk çağı başlangıçlı konuşmanın akıcılığındaki bozukluk (kekemelik) olan kişilerin birinci derecede akrabalarında, topluma göre 3 kat daha fazla çocukluk çağı başlangıçlı konuşmanın akıcılığındaki bozukluk (kekemelik) gözlenir.

Kekemeliği bazı çevresel etkenlerin arttırdığı gözlenebilir. Özellikle, stresli sosyal durumlar, kaygının düzeyinin yüksekliği, telefonda konuşma, konuşma ile ilgili olumsuz tecrübeler kekemeliğin artmasına neden olabilir. Diğer yandan, sesli okuma, şarkı söyleme, cansız nesneler ile veya hayvanlar ile konuşurken konuşma akıcılığındaki herhangi bir bozulma gözlenmez.

Gelişimsel Kekemelik (Developmental dysfluency) nedir?

Genellikle dört yaşından küçük çocukların bir kısmında görülür. Fizyolojik kekemelik olarak da adlandırılır. Konuşma akıcılığındaki bozulma tüm kelimenin ya da cümleciğin tekrarı şeklindedir. Düşünce hızının konuşma hızından daha fazla olması nedeniyle oluştuğu ileri sürülmüştür. Dört yaşın altındaki çocuklarda özellikle harf ve hece tekrarları varsa çocukluk çağı başlangıçlı konuşmanın akıcılığındaki bozukluk (kekemelik) açısından değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir. Özellikle 8 yaşın üzerinde süregiden kekemeliklerin düzelme olasılığı giderek azalır.

Tablo 1 de Gelişimsel Kekemelik ile Kekemelik (Çocukluk çağı başlangıçlı konuşmanın akıcılığındaki bozukluk) farklarına değinilmiştir. Tablodaki maddelerin sayısı arttıkça kekemeliğin ciddiyeti de artar.

Tablo 1. Gelişimsel Kekemelik ile Kekemelik (Çocukluk çağı başlangıçlı konuşmanın akıcılığındaki bozukluk) farkları* (Prasse ve ark. 2008)

  1. Çocuğunuz kelimenin parçalarından çok, tüm kelimeyi veya tüm cümleciği mi tekrar eder? (Ör. e-e-e-elma)
  2. Çocuğunuz her 9 veya 10 cümlede bir, birden daha fazla sesleri tekrarlaması var mıdır?
  3. Çocuğunuzun ikiden fazla ses tekrarları olur mu? (ör. e-e-elma yerine e-e-e-e-elma)
  4. Çocuğunuzun, bir kelimeyi söylemede güçlük yaşadığında, utanması veya hayal kırıklığı olur mu?
  5. Çocuğunuz kekemeliği 6 aydan fazla süre devam etmekte midir?
  6. Çocuğunuz kekelerken, ses perdesini yükseltmesi, gözlerini kırpıştırması, yana bakması, yüzünde fiziksel bir gerginliğin oluşması söz konusu mudur?
  7. Çocuğunuz bir kelime başlarken, “aaa”, “ıııımm”, “ııııı” gibi ekstra kelime ya da sesler çıkarır mı?
  8. Çocuğunuz konuşmaya çalıştığı bir sırada, birkaç saniye boyunca hiç sesin gelmediği ve takılıp kaldığı olur mu?
  9. Çocuğunuz bazen, ses çıkarabilmek için, parmaklarıyla vurma gibi ekstra vücut hareketleri yaptığı olur mu?
  10. Çocuğunuz konuşmadan kaçınması, söylemek istediğini takılmadığı kelimelerle ifade etmesi veya cümlenin ortasında kekeleyebileceği için konuşmayı bıraktığı olur mu?

*Tablodaki sorular kekemeliğin ciddiyetine göre sıralanmıştır. Eğer birinci sorunun dışındaki herhangi bir soruya evet yanıtı verilmiş ise, Gelişimsel kekemelikten çok, kekemeliği düşündüren bir durum söz konusudur.

Çocukluk çağı başlangıçlı konuşmanın akıcılığındaki bozukluk (kekemelik) olan çocuklar ve gençler bir çocuk psikiyatristi tarafından değerlendirilmeli ve takip edilmelidir.

KEKEMELİK TEDAVİSİ

Kekemelik tedavisinde erken müdahalenin önemi vardır. Özellikle 8 yaşından sonraki girişimlerin başarı şansı biraz daha azdır. Kekemeliğin ve eşlik edebilen bazı psikiyatrik bozuklukların tanısında (ör. kaygı bozuklukları, depresyon) bir çocuk psikiyatristinin yardımı alınmalıdır.

  1. Eşlik eden tıbbi veya psikiyatrik bozuklukların tedavisi
  2. Annenin-babanın-çocuğun eğitimi
  3. Aile-çocuk-hekim-okul iş birliği
  4. Konuşma ve dil üzerine özel eğitim

KEKEMELİK TEDAVİSİNDE AİLELER NE YAPABİLİR?

Kekemelik tedavisinde, ailenin çocuğa yaklaşımı önemlidir. Aile kekemeliği ne kadar utanılacak ve saklanacak bir durum gibi algılarsa çocuk da aynı şekilde algılar. Takılmaları olsa da çocuğun sosyal ortama katılımı sağlanmalıdır. Kekemelik olan bir çocuk mutlaka profesyonel bir yardım almalıdır. Ancak profesyonel yardımın yanında aileler aşağıdaki önerileri yerine getirmeleri çocuğun konuşma akıcılığına katkısı olabilir.

  • Aileler, kekemelikten dolayı çocuklarına kızamamalıdırlar veya kınamamalılar.
  • Yavaş ve rahat konuşma ile kekemelik azalır. Bu nedenle, aileler çocuklarının “yavaş konuşmasını” cesaretlendirmelidirler.
  • Aileler kendileri yavaş ve rahat konuşarak çocuklarına model olmalıdırlar.
  • Aileler çocuklarına konuşmalarını tamamlamaları için zaman vermelidirler. Bu zaman içinde negatif bir yüz ifadesi veya vücut tutumunda bulunmamalıdırlar.
  • Ailelerin çocuklarının konuşmaları ile ilgili kibarca, yargılamadan, açıklayıcı yaklaşımları kekemeliği arttırmaz; çocuğu rahatlatabilir.

KAYNAKLAR

Craig A, Hancock K, Tran Y, Craig M, Peters K. Epidemiology of stuttering in the community across the entire life span. J Speech Lang Hear Res. 2002;45(6):1097–1105.

Miller S, Watson BC. The relationship between communication attitude, anxiety, and depression in stutterers and nonstutters. J Speech Hear Res. 1992;35(4):789–798.

Prasse JE, Kikano GE. Stuttering: an overview. Am Fam Physician. 2008 May 1;77(9):1271-6. PMID: 18540491.

Stuttering Foundation of America. Physician checklist for referral. http://www.stutteringhelp.org/Default.aspx?tabid=99. Accessed September 19, 2007.

Stuttering Foundation of America. Questions that might be asked of parents. http://www.stutteringhelp.org/Default.aspx?tabid=554. Accessed September 19, 2007.

Yairi E, Ambrose N. Onset of stuttering in pre-school children: selected factors. J Speech Hear Res. 1992;35(4):782–788.

BAĞLANTILAR

https://www.asha.org/public/speech/disorders/stuttering/

https://www.stutteringhelp.org/stuttering-foundation