Yemek yemenin, yaşamsal ve gelişimsel önemi vardır. Ancak, her çocukta bu dürtünün belli oranlarda olduğunu anne baba kabul etmelidir. Üstelik bebeklerin ve çocukların midelerinin küçüklüğü düşünülürse az yemeleri anlaşılır bir şeydir. Aslında çocuklar için de yemek yeme keyifli ve haz verici bir durumdur. Ancak anne baba çocuğun içsel olarak düzenlenmesi gereken açlık ve doygunluk dürtüsünü dışarıdan kontrol etmeye çalışırsa, yani çocuğun yemek yemeyle ilgili yapısal farklılıklarını göz ardı ederse çocuk için “yemek yeme” keyif olmaktan uzaklaşarak sorun haline gelmeye başlar. Zaman içinde çocuklar yeme veya yememe üzerinde anne babalarını kontrol etmeyi, isteklerinin yaptırmayı, pazarlıkta bulunmayı ve anne babayı cezalandırmayı öğrenirler. Yeme sorunu olan çocuklarda, çoğu kez anne babalar, oyun, TV izletme gibi çocuğun dikkatini başka yöne çeken aktiviteler ile çocuğunu beslemeyi denerler; bazen yemesi için çocuğa çeşitli vaatlerde bulunulur (yersen sana beğendiğin o oyuncağı alacam gibi), bazen de çocuk ısrar ve tehdit ile yemeye zorlanır. Ciddi yeme reddi, kusma, kilo almama gibi ciddi beslenme sorunları çocukların %1-2’sinde görülür.

 

Yemeyen bir bebek veya çocuk varsa öncelikle, bir tıbbi ya da psikiyatrik bozukluğun olup olmadığı araştırılmalıdır. Enfeksiyonlar, hormonal bozukluklar, biyokimyasal kusurlar, depresyon, kaygı bozuklukları gibi birçok tıbbi ve psikiyatrik durum çocuklarda yeme sorunlarına neden olabilir. Diğer taraftan, birçok yaşam olayı çocuklarda geçici iştah değişikliklerine yol açabilir. Örneğin yolculuğa çıkma veya yeni bir oyuncağın alınmasıyla çocuğun duyduğu heyecan iştahını azaltabilir. Evdeki, oyundaki veya okuldaki stres etkenlerin artması çocukların yemesini etkileyebilir. Yemek reddinin daha birçok nedeni olabilir.

 

Yeme alanında sorun yaşayan çocukların ve ergenlerin mutlaka bir çocuk ergen psikiyatristi tarafından değerlendirilmesi gerekir.